Diyet, Diyetler, Diyetleri, Şişmanlik, Zayıflama, Kilo, Kilo verme, Obezite, Obezide, Egzersiz, Kalori, Rejim
Kilo kaybında başarıyı yakalayabilmek için kendi kendinize aşağıdaki 5 soruyu sorun.
Eğer sorulara verdiğiniz cevaplar 'evet' ise başarılı bir diyete başlamaya hazırsınız demektir. Eğer hala sorulara 'hayır' diye cevap veriyorsanız en kısa zamanda bunları değiştirmeye çalışın.
1.Gerçekçi hedefleriniz var mi?
Kendinize öncelikli olarak bir kilo hedefi belirleyin. Diyet suresince kaç kilo kaybetmek istiyorsunuz? Daha sonra bu hedefe ulaşmak için ne kadar sureye ihtiyacınız olduğunu hesaplayın. En gerçekçi haftalık kilo kaybı hedefi haftada 0.5 ile 1 kilo olduğu bilinmektedir. Örneğin eğer 10 kilo kaybetmek istiyorsanız 10 hafta bunun için doğru bir hedef olur.
2.Yemek yeme alışkanlığınızda koklu değişikliklere hazır mısınız?
Bu sadece diyet için değil tüm hayatımız boyunca ihtiyacımız olan bir şeydir: İyi beslenmek... Yağsız veya az yağlı yiyecekler yemeye hazır mısınız ? Ogün sayınızı değiştirmeniz gerekebilir, buna hazırlıklı mısınız ?
3.Yeterli zamanı ayırabilecek misiniz?
Diyet yapmak sadece yediğiniz yiyecekleri kısmak demek değildir. Bunun yanında düzenli egzersizler de yapmanız gerekecek. Bunun için uygun zamanınız olmalı.
4.Egzersiz planınızı yaptınız mı?
Eğer gidecekseniz hangi günlerde spor salonuna gideceksiniz? Hangi günler yürüyüş için daha uygun? Sabah egzersizi dışında başka egzersiz düşünüyor musunuz yoksa sadece onunla mi yetineceksiniz?
5.Başarılı olacağınıza inanıyor musunuz?
Daha önceki başarısızlarınızı tamamen unutup (ancak bu başarısızlıklardan ders alarak) bu sefer gerçekten başarıyı yakalayacağınıza inanıyor musunuz? Geçmiş olan geçmişte kaldı. Artık onlar için üzülmeye veya kafa yormaya gerek yok! Bundan sonra tek ve en önemli şey kendi başarınıza inanmak olsun. Başarı bu inancı takip edecektir.
Obezite de Tek başına ilaç tedavisi yeterli midir?
Obezite yi tedavi edebilmek için çok yönlü bir yaklaşım gereklidir. İlaç sadece bunu önemli bir parçasıdır. Beraberinde yağı azaltılmış düşük kalorili bir diyet,düzenli egzersiz ve yaşam biçimini değiştirmeye yönelik davranış tedavileri ile başarıya ulaşmak mümkündür.
Obezite nin tedavisi!
Amaç kısa sürede fazla kilo vermek değil uzun vadede yavaş ama sağlıklı bir şekilde zayıflayarak ulaşılan kiloyu muhafaza etmektir. Bunun için de gerekli olan yerleşmiş alışkanlıkları değiştirerek yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamaktır. Yapılması gereken öncelikle yağ ve kalori miktarı düşük sağlıklı bir beslenme programına başlamak ve aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın ayrılmaz parçası olan egzersizle bunu tamamlamaktır. Unutulmamalıdır ki %5'lik bir kilo kaybı bile obeziteye eşlik eden hastalıklarda(kalp ve damar hastalıkları,yüksek tansiyon,şeker hastalığı,kanda yüksek oranda yağ bulunması,solunum hastalıkları,eklem hastalıkları,inme,bazı kanser türleri) ciddi iyileşmeler sağlayacak ve yaşam süresini uzatacaktır.
Yağın vücuttaki dağılımı da önemlidir.Özellikle karında ve göbek çevresinde biriken yağlar,kalp ve damar hastalıkları için ciddi risk oluşturur.
Obezitenin nedenleri nelerdir?
Çok sayıda faktör obezitenin gelişmesine katkıda bulunur. Bunlar dört büyük kategoriye ayrılır:
* Kalıtsal faktörler
* Fizyolojik faktörler(yaşlanma , gebelik sayısı gibi)
* Yaşam biçimiyle ilgili faktörler(besinlerle fazla miktarda yağ alınması,pasif ve hareketsiz yaşam)
* Psikolojik faktörler(sıkıntı ve üzüntü gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yenmesi)
Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, solunum rahatsızlkıları, eklem rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerine de yol açabilen obezite mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
DOĞRU DİYET NEDİR ?
Uzmanlar diyet konusunda yaptıkları açıklamalarda bir diyetisyenin kontrolüyle bilinçli olarak kilo verilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Tek tip diyetlere ise kesinlikle itibar etmemek gerekiyor Aslında "kişiye özel" diyeti çok doğru bir kavram. Çünkü her bedenin alması gereken protein, vitaminler ve karbonhidrat farklıdır. O kadar çok faktör var ki zayıflama gerçeğinde. Örneğin kilo verme metabolizmaya, beden tipine göre değiştiği için kesinlikle takvimlere de bağlı kalmamak gerekir.
Birçoğumuz, hayatımızın belli dönemlerinde “rejim” ya da “diyet” denilen kavramla tanışıyoruz. Besinleri dengeli olarak tüketmediğimiz için kimi zaman bedenimiz isyan ediyor ve belli hatlarda "genişleyerek" bizi protesto ediyor! Sonuç olarak , kilolara karşı savaşta kendimizi galip ilan etmek için çırpınıp duruyoruz. Ve rejim yapmak genç yaştan itibaren hayatın bir parçası oluyor. Şunu uzmanlar sık sık dile getiriyor. Kilo verme "estetik" kaygılarla da olsa amaç sağlıklı bir bedene kavuşmak. Bir çok insan için artık sağlıklı olmak "yaşam biçimi" haline gelmiş durumda. Formda kalmak, sağlıklı olmak gibi kaygıların arttığı bir çağdayız. Tabii ki sağlıklı yaşam eşittir diyet değildir ama "yeme disiplini" olmadan da ona kavuşmamız mümkün değil.
HAREKETLER MUCİZELER YARATIR
Sağlıklı yaşam için doğru beslenme ve düzenli egzersiz şart. TV’ye esir olmuş insanlar topluluğu olarak maalesef hareketi sevmeyen bir toplum olduk. Ve ekran bağımlılığı kilo olarak geri dönebiliyor insanlara. Diyetle birlikte “harekete geçmek” şart. Yağları kullanılıp, kasların kaybedilmeyeceği ve metabolizma hızının düşürülmeyeceği bir diyet program uygulanmalı. Herkes kendi metabolizmasına uygun olanını seçmeli Onlarca bedene göre onlarca diyet mevcut. Sadece sebze -meyve ile beslenen, hamur işlerinden uzak duranlar da zayıflayabiliyor. Günde yarım saat yürüyüp, fazlalıklarını eriten için de yanlış yapıyor diyemeyiz. Çünkü yürüyüş en sağlıklı zayıflama yöntemlerinden biri. Daha fazla zayıflama yönteminden söz edip kafanızı karıştırmadan üçte karar kılalım. Şunun da altını çizelim tekrar: En azından “danışma” düzeyinde bile olsa, mutlaka bir diyetisyenle iletişiminiz olsun
Yorum yaz!
Kategori: (Diyet_Beslenme) | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı

